URBAN DECAY TÜRKİYE’DE – Markanın Hayvan Deneyleri Politikası Hakkında

Home / ANA SAYFA / URBAN DECAY TÜRKİYE’DE – Markanın Hayvan Deneyleri Politikası Hakkında
URBAN DECAY TÜRKİYE’DE – Markanın Hayvan Deneyleri Politikası Hakkında

PETA – LEAPING BUNNY

urban_decay_naked_3

Image Credit/Görsel kaynak: urbandecay.com

Uzunca süredir bekleniyordu; Sephora Türkiye, Urban Decay ürünlerini Türkiye’de satışa sunacağını yakın zamanda gerçekleştirdikleri bir lansmanla duyurdu. Bu haberi paylaşma sebebim ise, markanın hayvan deneyleri politikasının nasıl bir süreçten geçtiğine ve şu anki durumuna dair bilgi vermek.

Sene 2012. Leaping Bunny ve PETA sertifikalarına sahip, cruelty-free bir politika izleyen Urban Decay, hayvan deneylerinin zorunlu olduğu Çin’de satışa başlayacağını duyurdu. Duyurdu duyurmasına da binlerce takipçisinden olumsuz tepki aldı, çok fazla insan artık markanın ürünlerini satın almayacağını dile getiriyordu. Tepkiler o kadar büyüdü ki Urban Decay geri adım atmak zorunda kaldı, Çin’de satış yapmayacağını takipçileriyle paylaştı.

Tüm bu olaylardan sonraysa şöyle bir şey oldu: Loreal Grubu Urban Decay’i satın aldı. Daha önce birçok kez belirtmiştim, tekrar etmekte fayda var: Ana şirketin hayvanlar üzerinde deney yapması, alt şirketinin de hayvanlar üzerinde deney yapacağı anlamına gelmiyor. Alt şirket tamamen farklı bir politika izleyebiliyor, PETA, Leaping Bunny (CCIC) gibi kuruluşlarla olan ortaklıklarını devam ettirebiliyor. Tabii ki cruelty-free kalmaları şartıyla.

Bu noktada yaşanan çok fazla kafa karışıklığı var. Umarım açıklayıcı olmuştur.

Loreal’e gelince. Dev bir şirketler grubu sizin de bildiğiniz gibi. Her geçen gün bünyesine yeni bir marka katıyor. Bünyesindeki markalardan The Body Shop her zaman cruelty-free bir politika izledi. Loreal bünyesine geçerken hayvan deneylerinin zorunlu olduğu yerlerde satış yapmayacağına dair anlaşma imzaladı. Urban Decay ise yukarıda bahsettiğim süreçte gayet de güzel saçmaladı. Amaçlarının Çin’e değişim götürmek olduğunu belirten markanın bu açıklaması, elbette bilinçli tüketici tarafından kabul görmedi. Çin pazarı her daim ağız sulandırıyor olsa gerek…

Özetle, Urban Decay 3 sene önce en başında niyeti bozmuştu desek yanlış olmaz sanırım =)
Marka, cruelty free olduğuna dair sertifikalarını hala elinde bulunduruyor. Vegan ürün seçenekleri de sunuyor, hatta web sayfalarında hangi ürünlerinin vegan olduğu açıkça belirtilmiş.

Loreal bünyesindeki markalardan Lancome ya da Maybelline ürünlerini satın almakla, The Body Shop markasının ürünlerini tercih etmek elbette aynı şey değil. The Body Shop’u tercih ederek cruelty-free/zulümsüz politikayı desteklemiş oluyorsunuz. Çin pazarına gireceğini duyurarak hayal kırıklığı yaratan, sonrasında tüketicinin tepkisine kayıtsız kalmayan Urban Decay için de aynı şey geçerli. Evet, o zamanlar ben de çok sinirlenmiştim. Fakat Urban Decay, tepkileri görmezden gelmek yerine geri adım atmayı tercih etti. Loreal grubu bünyesine geçmesi sizi rahatsız edebilir, beni de ediyor. “Ben paramın hiçbir şekilde Loreal grubuna gitmesini istemiyorum.” demek de en doğal hakkınız tabii.

Her zaman olduğu gibi, seçim sizin…

Yazı makyajaynam.com

 

Leave a Reply

Your email address will not be published.