Saçları Boyamak ya da Boyamamak…

Home / ANA SAYFA / Saçları Boyamak ya da Boyamamak…

Kendimi bildim bileli uzun saçlıyım. Pek sevgili bir arkadaşım, 4 – 5 yaşlarımda çekilmiş bir fotoğrafımı gördüğünde gülme krizine girmişti. ” Yahu bir insan saçını hiç mi değiştirmez? Ne kadar istikrarlısın! ”

Saçlar uzun olunca size en sık sorulan soru şu oluyor:

“Nasıl bakıyorsun…”

İtiraf etmeliyim ki üniversite yıllarına kadar bu sorunun ne anlama geldiğini, “saça bakmak”tan kastın ne olduğunu bilmiyordum. Çünkü benim saçıma yaptığım tek şey şampuanladıktan sonra saçları kremlemekti. Ve kuaförler de dahil saçlarım için sıklıkla söylenen şey, saçlarımın ne kadar kaliteli olduklarıydı. Ne zaman ki ilk kez saçlarımı boyattım, saç bakımına dair bir şeyler şekillenmeye başladı bende…

Saçları boyamak/boyatmak sizi bambaşka, hatta bilmediğiniz bir dünyanın içine atıveriyor. Dip boya, kızıllaşmak, koyulaşmak, turunculaşmak, tutmamak, cila gibi bir sürü, ama bir sürü kelime artık sizin de ilgi alanınıza girmeye başlıyor. Kadın forumlarında işinize yarayacak bir şey bulabilmek için saatlerinizi harcayabiliyorsunuz. On kişiden dokuzu boyanın saçları çok yıprattığını, artık bıktığını söylüyor ama bir yandan da deli gibi, hayranı olduğu ünlünün saç rengine nasıl ulaşabileceğini bulmaya çalışıyor… Siz de artık bu kısır döngüye bir şekilde dahil olduğunuz için yazılan her şeyi sabırla, dikkatle okuyorsunuz…

boya –>yıprat –>rengini açtır –> yıprat –>kestir –>boyama –> bakım yaparak uzat–>ay ne güzel saçlarım ışıl ışıl, sağlıklı–> sıkıldım ben ama –> başa dön!

Son birkaç aydır dirensem de bu döngüdeki yerimi aldım. Üniversiteden beri saçlarımı ama ayda bir, ama 3 ayda bir boyuyorum, boyatıyorum. Saçı boyattıktan sonra ilk hayal kırıklığını, boyama sonrası duşa girdiğinizde büyük bir korkuyla yaşıyorsunuz: Islanınca kazık gibi olan saçlar…

Kuaförden çıktığınızda ışıl ışıl, güneşte ayrı, gölgede ayrı renklere bürünen saçlar bir süre sonra soluyor, matlaşıyor, kuruyor…

Ne yapmalı?

Keşke kesinleşmiş ve işe yarayacak bir cevabı olsa bu sorunun…

Tekrar tekrar, aksatmadan kuaföre mi gitmeli ? Evde bin bir zahmetle saçını kendin mi boyamalı? Çıkan beyazları görmezden gelmeye mi çalışmalı…

Birçoğunuza ilginç gelebilir ama kuaförde olmaktan tam anlamıyla nefret ediyorum! İçim sıkılıyor, dakikalar saatler geçmek bilmiyor. Her defasında ” Acaba derdimi anlatabildim mi? Acaba saçlarımı istediğim gibi kesecek mi bu beni dinlemeyen şahıs? ” sorularıyla korku içinde bekliyorum. Benim şanssızlığım istediğimi alamadığım kuaförlere denk gelmiş olmam herhalde. Boya konusunda bugüne kadar sadece bir kere, büyük bir memnuniyetle kuaförden çıktığımı hatırlıyorum…

Kuaförlerden yılınca, saçlarınızı kendiniz boyamak istiyorsunuz haliyle. Ve özellikle, saçlarınız daha önceden işlem görmüşse bu gerçekten çok zor bir iş! Kendimizi önünde bulduğumuz market raflarındaki boyaların çok büyük bir kısmı saçları kurutuyor. İlk başta sonuç güzel olsa da aylar geçtikte saçların giderek matlaştığını, boyanın aslında sadece bir süreliğine ” göz boyadığını ” gözlemlemiş oluyorsunuz. Benim tecrübelerim bu yönde oldu. Hele de beyaz saç sorununuz varsa zaman zaman çıldırma noktasına gelebiliyorsunuz.

” Beyazlardan kurtulmak istiyorum ama saçlarımın kurumasından bıktım! ”

Bu noktadan sonra ise büyük bir umutla bitkisel saç boyalarına yöneliyorsunuz. Bitkisel olduğunu, saça zarar vermediğini iddia eden saç boyalarıyla saçlarımı kendim de boyadım, kuaföre de boyattım. Evet, insanın ciğerine işleyen amonyak kokusu bahsi geçen boyalarda olmuyor, evet saçları sertleştirmiyor, kurutmuyor. Ama gel gör ki beyazları da istenilen şekilde kapatmıyor.

Peki bu aralar saçlarıma neler yapıyorum?

  • Artık her ay boyamıyorum. Diplerden çıkan kendi rengiyle, boyalı kısmın uyumsuzluğunu görmezden geliyorum. Beyazları umursamamaya çalışıyorum. 40 lı yaşlarıma gelinceye kadar bilimin saç beyazlaması konusunda kesin çözümler bulacağını hayal ediyorum/umuyorum =)
  • Saçlarıma ısıyla şekil vermiyorum. Maşa kullanmıyorum, kuaförde fön çektirmiyorum.
  • Bakım maskelerimi uyguluyorum. Organik hindistan cevizi yağının bir nimet olduğunu düşünüyorum.
  • Daha önce de bir yazımda bahsettiğim gibi, önümüzdeki yaz saçlarımı güneşten korumayı planlıyorum. Güneşin boyalı saçlarda kavurucu bir etkisi oluyor…

Biliyorum, çok uzun yazdım. Biraz da iç dökme gibi oldu bu yazı.

Saçlarınızla her daim barışık olmanız dileğiyle…

İçerik makyajaynam.com’a aittir.

Leave a Reply

Your email address will not be published.